SÖZLEŞMELİ PERSONELİN YAŞADIĞI AYRIMCILIĞI KİM ÇÖZECEK?

Sözleşmeli personel şuan ne unvan değişikliği, ne görevde yükselme, ne de yurt dışı görevlendirme hakkına sahiptir. Sözleşmeli personelin ücret ve diğer sosyal haklarında iyileştirmeler yapılmış olmasına rağmen, kurum içi yükselmeye dair bir düzenleme yapılmamıştır.
07 Ağustos 2020 10:15

4/B sözleşmeli personel için disiplin hukuku oluşturulmalı!

657 sayılı Kanunun ilk halinde, sözleşmeli personel; "yurtta yapılamıyan özel ihtisas öğrenimine ihtiyaç gösteren belirli istisnai görevlerde kurumların bu kanundaki esaslara uygun olarak görev kanunları ile alacakları yetkiye dayanılarak, geçici süreli ve sözleşme ile çalıştırılan kişiler," şeklinde tanımlanmıştır.

Kanunun 4/B maddesinde sonradan yapılan ilaveler ve değişiklikler sonucunda ilk dönemdeki çok çok sınırlı olan istihdam alanı genişlemiş, uygulama istisnai olmaktan çıkmış, günümüzde neredeyse memurlarca yerine getirilen her hizmet için sözleşmeli personel istihdam edilebilir hale gelmiştir.

2011 ve 2013 yıllarında memur kadrosuna geçiş amacıyla yapılan yasal düzenlemeler kapsamında sözleşmeli personelin tamamına yakını kadroya geçmiş, sonrasında hiçbir kısıtlama olmaksızın yeniden aynı hızla sözleşmeli personel alımına devam edilmiştir. Günümüzde ise sözleşmeli personel istihdamı 3 artı 1 uygulamasıyla öğretmen, sağlık personeli ve diyanet personeli için farklı bir niteliğe bürünmüş, kadroya geçiş garantili geçici sözleşmeli istihdam modeli ortaya çıkmıştır.

Sözleşmeli personelin çalışma koşulları 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi ile bu maddeye dayanılarak yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile düzenlenmektedir. Ücret, yer değiştirme, sözleşme fesih halleri, yer değiştirme, sınavlar ve istisnaları, iş sonu tazminatı, nitelikler düzenlenmiş olmakla birlikte ne 4/B maddesinde ne de Esaslarda sözleşmeli personelin uyması gereken kurallar ve bu kurallara uymayan, görevini aksatan, kısacası disiplinsiz davranışlarda bulunan sözleşmeli personel hakkında uygulanacak disiplin hükümlerine yer verilmemiştir.

657 sayılı Kanunun 124. maddesinde, disiplin hükümlerinin amacı, "Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak" olarak belirlenmiş, bu kapsamda kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara verilecek cezalar belirlenmiştir. Bu hüküm memurları kapsamaktadır. Memurlarla aynı işi yapan aynı unvanı ve çalışma ortamını paylaşan sözleşmeli personel için ise herhangi bir disiplin müeyyidesi bulunmamaktadır. Sanki "Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak" amacı sözleşmeli personelin yerine getirdiği hizmetler bakımından geçerli değildir.

Sözleşmeli personel istihdamının ilk bağlamından bu kadar uzaklaşması ve kapsamının gereksiz yere genişlemesiyle kamu personel sisteminin bütünlük ve tutarlılıktan uzaklaşmış olması bir yana, 3 artı 1 kapsamında olanlar ve olmayanlar ile 4/C geçici personelken 4/B yapılanların haklarının farklılaştırılması dikkate alındığında 4/B nin kendi içinde bile bütünlüğü kalmamıştır. Bu bir sistem sorunu olup, yazımızın konusu değildir. Sadece büyük fotoğrafın farkında olduğumuzu belirtmek için değinmiş bulunduk.

Tekrar konumuza dönecek olursak, "4/B sözleşmeli personel çok disiplinsiz, disiplin cezası verilirse performansı artar, kamu hizmetleri daha nitelikli hale gelir" demiyoruz. Söylemek istediğimiz hem idarede bir düzen olsun hem de sözleşmeli personelin uyacağı kurallar ve bu kuralların ihlali durumunda karşılacağı yaptırımlar belli olsun ki personel önünü görebilsin.

399 sayılı KHK'ye tabi olarak KİT'lerde görev yapan sözleşmeli personel için yasal düzenleme mevcut olup, 657 sayılı Kanundaki disiplin hükümleri bu personele kıyasen uygulanmaktadır. Ancak, 375 sayılı KHK'nin ek 26 ve ek 27. maddeleriyle standardize edilen kurumsal sözleşmelilikte de disiplin sistemi kurgulanmamıştır. Bugün 4/B için tek disiplin cezası diyebileceğimiz müeyyide sözleşmenin feshidir. Bu da en ağır yaptırım olup, memurluktan çıkarma cezasına eşdeğerdir.

Esasların "Sözleşmenin feshi" başlıklı ek 6. maddesinde idareye sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı veren disiplinsizlik halleri olarak maddenin (c) ve (e) bentleridir. Söz konusu bentlerde, "c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,...
(e) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması," denilmek suretiyle disiplinsizlik olarak niteleyebileceğimiz iki fiil için idareye sözleşmeyi fesih yetkisi verilmiştir. Devlet memurları bakımından bu fiilerin ilki için kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ikincisi için ise Devlet memurluğundan çıkarma cezası öngörülmüştür. Bu iki fiil dışında 657 sayılı Kanunun 125. maddesinde sayılan onlarca fiil veya hal için sözleşmeli personele bir yaptırım uygulanamayacaktır. Örneğin kesintisiz iki gün veya sözleşme döneminde toplam 9 gün göreve gelmeyen ya da amirlerine mesai arkadaşlarına hakaret eden sözleşmeli personel için bir yaptırım uygulanamayacaktır. Daha burada sayamayacağımız pek çok fiil veya hal için benzer durum söz konusu. Aynı fiili işleyen memur için ceza verilebilecek ama sözleşmeli personel hakkında işlem yapılamayacak veya sözleşmeye aykırı davranış sebebiyle sözleşmeni feshediyorum denecektir. "Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması," durumunda idareye verilen sözleşmeyi fesih yetkisi Danıştay tarafından 2014 yılında iptal edildiğinden iptal gerekçesine uygun bir düzenleme hale yapılamamıştır.

Burada kimseye gereksiz yere disiplin cezası verilsin demiyoruz. İdarenin işleyişinde bir düzen olmasını, aynı fiil için statüsüne bakılmaksızın tüm personelin aynı yaptırıma maruz kalmasını savunuyoruz. Sözleşmeli personel de bu durumda hangi fiil veya halde hangi cezai yaptırımla karşılaşacağını bilmeli. Bu durum aynı zamanda personel için hukuki bir güvencedir.

Sözleşmeli personelin disiplin hükümlerine tabi olması için ne yapılabilir? Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince disiplin hükümlerinin kanunla belirlenmesi gerekmektedir. 399 sayılı KHK'de olduğu gibi 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine bir cümle eklenerek disipline aykırı fiil veya halleri olan sözleşmeli personele 125. maddedeki disiplin cezalarının verileceği hüküm altına alınabilir. Bu durumda sözleşmeli personel de keyfi uygulamalarla karşılaşmak yerine memurlarda olduğu gibi soruşturma yapılması, savunma alınması, itiraz, yargı yolu, zamanaşımı gibi uygulamalar kapsamına alınarak kendini savunma imkanına kavuşacak, hak etmişse cezai müeyyide ile karşılacaktır.

Sözleşmeli personel statüsü devam edecekse bazı düzenlemeler yapılmalı

geçtiğimiz günlerde, 4/B sözleşmeli personel için disiplin hukukunun oluşturulması gerektiğine dikkat çeken bir yazı yayınlamıştık.

Bu yazı sonrasında hem 3+1 uygulaması hem de 3+1 uygulamasının bulunduğu kurumlarda çalışan sözleşmeli personel, bu statüdeki diğer sorunların da ele alınmasını talep etmiştir.

Hali hazırdaki uygulamada, daha önce de belirtmiş olduğumuz üzere, 3+1 uygulamasında dahi yeknesaklık bulunmamaktadır.

Eğer sözleşmeli personel statüsü bu şekilde devam edecekse, yani 3+1 sistemi genel kural ile belirlenmişse, 3+1 uygulaması diğer kurumları kapsamalıdır. Bu bağlamda bir üniversitelerdeki sözleşmeli personel de 3 yıl sonra kadroya geçebilmelidir.

Sözleşmeli personel şuan ne unvan değişikliği, ne görevde yükselme, ne de yurt dışı görevlendirme hakkına sahiptir. Sözleşmeli personelin ücret ve diğer sosyal haklarında iyileştirmeler yapılmış olmasına rağmen, kurum içi yükselmeye dair bir düzenleme yapılmamıştır.

Ne yazık ki Ak Parti hükümeti, personel mevzuatı konusunda yetkin bir kurum bırakmamıştır. Devlet Personel Başkanlığı kapatılmış, memur dünyasını düzenleyecek hiçbir kurum kalmamıştır. Bahsettiğimiz sorunları ele alabilecek, bunun kaygısını duyan kimse de bulunmamaktadır. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir facia olarak durmaktadır. Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatındaki kurumlar ise bu sorunlarla ilgilenmek istememektedir.

Ancak kamu dünyasında sayıları gittikçe artan sözleşmeli personel, artık bu sorunun tarafları tatmin edecek bir şekilde ele alınmasını talep etmektedir.

KAMU BİZ.NET

AKADEMİ DÜNYASI SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #