MAAŞ ZAMMININ EN BÜYÜK MAĞDURLARI VE SEYYANEN ZAM ÖNERİSİ!

Temmuz ayı, yaklaşık 12,5 milyon emekli ile 4,5 milyon kamu çalışanı için maaş zammı demek. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından zam oranları belli oldu.   
05 Temmuz 2019 09:54

Ekrem Onaran


SSK ve Bağ-Kur emeklilerine, ilk altı aylık enflasyon olan yüzde 5,01 oranında zam yapılacak. Memur ve memur emeklileri ise yüzde 5 zamma ilave, yüzde 1,01’lik enflasyon farkı ile birlikte yüzde 6 alacaklar. En dezavantajlı durumdaki taşeron işçilerin maaş artışı yüzde 4 ile sınırlı. 

Maaş artışları, yetersizliği kadar kendi içindeki çarpıklığıyla da kitleleri mağdur ediyor. Yüzdelik zam uygulaması, düşük maaş alanlarla yüksek alanlar arasında yıllar içinde önemli bir fark oluşmasına yol açıyor. 

Örneğin maaşı bin 100 TL olan bir emekli, Temmuz’da yüzde 5 zamla 55 lira alacak. 4 bin TL alan emeklinin maaşında ise, yine 5 zamla 200 lira artış olacak. Dolayısıyla düşük maaş alanla yüksek maaş alan arasında dört kata yakın zam farkı oluşacak. 

Aynı durum, memur ve işçi maaşları için de geçerli. Türkiye’de memur maaşı 3 bin, öğretmen maaşı 3 bin 500 TL iken uzman maaşı 6 bin, genel müdür maaşı ise 10 bin TL civarında. Bu çalışanların hepsine yüzde 6 artış uygulanması sonucu, memur 180 TL, genel müdür 600 TL zam alacak. 

Bu durumun her altı ayda bir tekrarlandığını dikkate aldığımızda, ücretli kesimdeki maaş farkı giderek büyüyor. Hem emekliler hem de çalışanlar arasında maaşlar açısından makasın sürekli açılması, çalışma barışını da tehdit ediyor. 

Bu sorunun çözümü ise seyyanen zam olarak ifade edilen, herkese aynı miktarda artış yapılması. Yılda bir kere seyyanen zam yapılması, işçi, emekli ve memur maaşları arasındaki farkın büyümesini önleyecektir. Esasında uygulanabilmesi de son derece kolay.

Devletin zam için ayırdığı bütçenin, maaş alan kişilere eşit şekilde bölünmesiyle nispeten daha adaletli bir paylaşım ortaya çıkması mümkün. Seyyanen zam uygulamasının, işçi, emekli ve memurlar gruplarına ayrı ayrı da uygulanabilir. 

Düşük maaşlı ve dar gelirli lehine olacak seyyanen zam uygulaması, özelikle emekli dernekleri tarafından uzun süredir talep ediliyor. Yılda iki kez yapılan zammın birinin seyyanen, diğerinin yüzdelik olması, maaşlar arasındaki farkın büyümesini önleyeceği gibi prim ödeme gün sayısı, meslek ve kıdeme bağlı farkları da koruyacaktır. 

Mevcut uygulamada, “altta kalanın canı çıksın” yaklaşımının egemen olduğu ve düşük ücretlilerin alım gücünün sürekli olarak azaldığı görülüyor. Zira 23 Haziran seçimlerini takiben başlayan zam yağmuru, işçi, emekli, memur demeden bütün kesimleri etkiliyor. Ancak bu zamlardan bin 100 TL maaş ve 55 lira zam alan emekli ile 10 bin TL maaş ve 600 lira zam alan genel müdürün aynı derecede etkilenmediği de ortada.

Dolayısıyla seyyanen zam uygulaması, düşük maaşlıları bir nebze olsun rahatlatacak, sosyal adalete de daha uygun olacaktır. 

Öte yandan 2008 yılında yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Yasası’nın en temel fonksiyonu, emekli maaşlarını düşürmek oldu. Yıllar içinde emekli maaşları 600-700 TL bandına kadar geriledi. Geçmiş yıllarda asgari ücret seviyesindeki emekli maaşları, asgari ücretin üçte birine kadar geriledi. 

Maaşı bin TL’nin altında olan emekliler içinse yılbaşında Hazine desteği hayata geçirildi. 18 Ocak 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren yasayla emekliye ödenecek maaşın bin TL’den az olamayacağı karara bağlandı.

Ancak emeklilerin taban maaşlarını artırmak yerine, binin altında kalanlar için aradaki farkın Hazine’den ödenmesi benimsendi. Bu durumdaki emekliler, taban maaşları binin üzerine çıkana kadar zamlardan yararlanamayacak.  

Örneğin 800 TL maaş alan emekliye, Hazine’den 200 lira aktarıldı. Bu emeklinin maaşı, şimdi yüzde 5 zam ile 840 TL oldu. Böylece Hazine’den aktarılan miktar 160 liraya düştü. Ancak emekli yine bin TL almaya devam edecek. Dolayısıyla aldıkları yüzdelik zam, Hazine’nin ekleyeceği farkın içinde eriyecek.

Bir başka ifadeyle bu kapsamdaki emeklinin maaşı, Hazine desteği aldığı sürece bin TL’yi geçemeyecek. Bu durumdaki emekliler iki-üç yıl zam alamayacak. Halen maaşı bin TL’nin altında olan 130 bin civarında emekli bulunuyor. 

Maaş zamlarında mağdur edilen ve sesini duyuramayan bir başka grup ise taşeron işçiler. 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kadroya geçen 900 bin taşeron işçi, devletten maaş alan diğer bütün kesimlerin aksine enflasyon farkı alamıyor.

İşçi, memur ve emekli, Ocak ayında enflasyon farkı ile birlikte yüzde 10 zam aldı. Taşeron işçi ise yüzde 4 ile yetindi. Aynı durum Temmuz ayında tekrarlanıyor. Taşeron işçiler, yine ‘üvey evlat’ muamelesine tabi tutularak yüzde 4 zamma talim edecekler. 

Öte yandan işçi ve memurların en önemli sorunlarından biri de Haziran veya Temmuz ayında bir üst vergi dilimine tabi olmaları nedeniyle zamlarının vergiye gitmesi. Gelir vergisi düzenlemesine göre maaşlı çalışanlar, yıl içinde 18 bin TL’ye kadar olan gelirleri için yüzde 15 vergi ödüyor.

Toplam gelirlerinin 18 bin TL’yi aşmasıyla birlikte vergi oranı yüzde 20’ye çıkıyor. Böylece Temmuz zammı, işçi ve memurun cebine girmeden vergi kesintisine dönüşüyor.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Kaynak:MEMUR AHVAL

AKADEMİ DÜNYASI SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...

Şuayip erdoğan
Sizlere bunlar az bile beter olun
Öncü
Ben tayyibin hesabına direkt yazıyorum. tınmıyorlar bile. varsa yoksa yalakalık. Zaten bu yazıyı yazanda bunlar benim görüşüm diye belirtmiş. bırakın zam almayı beni artık bu tip yazılar bile gıcık ediyor. Memlekette her şey yalan oldu.insanların ahlakı her gün biraz daha bozuluyor ve insani değerler alenen yozlaştırılıyor! işin gerçeği şu ki zamlar TL değerini % 50 geçmiştir. örneğin ben 2000 tl maaş alıyorsam direkt % 50 zam yapılmalıki biraz olsun maaşım 2010 yılı değerine yaklaşabilsin. Yani belirlenen enflasyonun verilmesi gereken maaş zammı ile zerrece alakası yoktur.Kaç yıldır bırakın tatile gitmeyi şehir dışına bile gidesim gelmiyor. o kadar fahişki fiyatlar insanın daha çok morali bozuluyor.!
n.yılmaz
**İktidarın en büyük hatalarından birisi ..Çalışanlara ait adil GELİR DAĞILIMININ reformların bir türlü yapılamaması..Hala DARBECİLERİN DELİK DEŞİK ETTİĞİ TAZMİNATLAR VE YAMALARLA AYRICALIKLI HALE SOKULAN YASALAR..SEYYANEN ZAM BİLE TELAFİ ETMEZ .
halk
cok duytuk bu yalanları ?
DURSUN ÇAKIR
YANİ MAAŞI YÜKSEK OLANA YÜKSEK ZAM AZ OLAN YİNE SADAKAYA FİTREYE MUHTAÇ HALDE SENİN ADALETİNİ SEVEYİM MADEM ADALETLİ İSEN AZ OLANIN MAAŞİNI DENGELE OZAMAN ADALET TEN KONUŞ
osman özdemir
biz bu üke icin disimizi tirnagimiza katarak aglamadan sizlamadan ,devletimize ve milletimize sikinti vermeden her zorluga katlanarak, sadece mesru haklarimiz mesru düzen icinde fazla abartili olmadan arayarak ,bu ülkeyi bu duruma getirmek icin elimizden geleni yapmaya calistik,yani pasif durduk .aman bu millete bir sey olmasinda biz sikinti cekelim dedik.gel görki bu gün asgari ücretin bile altind bir emekli maasiyla gecinmek zorundayiz.tek lüksümüz bsikinti gidermeye calistigimiz sigarayi bile artik izmarit toplamaya cevirecek durumdayiz.eh hamdolsun bir kac kurus zam alacagiz ,neye yarayacaksa.cünkü meshur vicdanli esmnafimiz daha biz zam almadan kazigi yagli koydu.eh devletimizde asagi kalmadi,yasiyoruz gü gibi hamdolsun.!!!!
Lütfi
Bu yanlışı nezaman düzelteceksiniz siz düzeltmeyince biz de yanlış yollara sapıyoruz 23 temmuzda gördünüz yanlışımızı tekrar etmesin hem ülkenin hem milletin hemde partinin yarına olacaktır lütfen düzeltin haksızlıgı giderin adaleti saglayın